CHP Grup Başkanı Öztrak:“HER ŞAİBELİ İŞİN ALTINDAN ÇIKAN ‘DEVLET BÜYÜKLERİ’ KİM?”

CHP Grup Başkanı Öztrak, fon krizinde gündeme gelen şirket devirlerinde “önemli bir ismin etkili olduğu” iddiaları üzerine, daha önce Can Holding davasında da “devlet büyüklerinin aracı olduğunun” gündeme geldiğini hatırlatarak, “Her şaibeli işin altından çıkan bu devlet büyükleri, bu üst düzey yetkililer kim?” diye sordu.

CHP TBMM Grup Başkanı Faik Öztrak, TBMM Genel Kurulu’nda Fon Skandalıyla ilgili yapılan genel görüşmede fon vurgununun, sıradan bir piyasa dolandırıcılığı veya “nefsinin esiri olmuş, şeytana uymuş birkaç kişinin” münferit hatası değil, Susurluk Skandalı gibi “Organize bir Çürümüşlük Üçgeni” olduğunu belirtti. Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

BU ÖLÜMÜN AYDINLATILMASI DEVLETİN GÖREVİ

AK Parti’nin Siyasi ve Hukuki İşler Başkanının oğlunun Fon Skandalında adı geçen şirketi ortağının dün arabasında ölü bulunduğunu hatırlatan Öztrak, “Böylesine büyük bir finansal skandalın ortasında yaşanan bu ölümün bütün yönleriyle aydınlatılması devletin görevidir. Ölümün fon soruşturmasıyla herhangi bir bağlantısı var mıdır? Bu şahsa herhangi bir tehdit, baskı veya başka bir dış müdahale söz konusu olmuş mudur? Bütün bunlar hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde mutlaka araştırılmalıdır.

 

SPK ÜYELERİNİN GÖREVDEN ALINMA KARARININ ALTINDAKİ İMZA ERDOĞAN’IN

Basında Sarayın sesi olarak bilinen kalemlerin BIST’in şüpheli fonlarla ilgili SPK’yı 2025’ten beri 130 kez uyardığını yazması üzerine, SPK’nın “Fonlara ilişkin bilgi notu sayısı gerçeği yansıtmamaktadır” şeklinde açıklama yaptığını söyleyen Öztrak, “Yani SPK uyarılmış ama sayı 130 değilmiş” dedi. Öztrak, vurguncu Fon’un borsaya açılma sürecinde karşı oy veren iki SPK üyesinin bu nedenle görevden alındığı iddiaları üzerine şunları söyledi: “O zaman sormak lazım; SPK’nın bu iki üyesini görevden kim aldı? Bu kararların altında kimin imzası var? İşte buyurun: 31 Ekim 2022 tarihli Resmi Gazete… İmza: Recep Tayyip Erdoğan…

HER ŞAİBELİ İŞİN ALTINDAN ÇIKAN “DEVLET BÜYÜKLERİ” KİM?

İddiaya göre vurgunda kullanılan Tera Yatırım’ın patronunun sorgusunda, diğer vurgun şirketi olan Pusula’nın devri sürecinde “Önemli bir ismin tavsiyesinin” etkili olduğunu söylediğini kaydeden Öztrak, “Biz bu ifadeyi nereden hatırlıyoruz: Can Holding davasından… Kara para operasyonu yapılan holdingin sahibi de ifadesinde medya grubu satın alma sürecine ‘Bir Devlet Büyüğünün aracı olduğunu’, ‘Üst düzey devlet yetkililerinin araya girdiğini’ söylüyordu. Ama savcılık ne hikmetse, kimdir bu devlet büyüğü, kimdir bu üst düzey devlet yetkilileri diye sormaya gerek görmemişti. Buradan bir kere daha sormak istiyoruz: Her şaibeli işin altından çıkan bu devlet büyükleri, bu üst düzey yetkililer kim?

GÜVENİ ANCAK TBMM’DE BİR KOMİSYON KURARAK SAĞLAYABİLİRSİNİZ

Yüz binlerce yatırımcının, milyonlarca vatandaşın mağdur olduğu soygunun her yerinden, Külliyenin atadıkları, partilileri ve en yakınları çıktığını kaydeden Öztrak, şunları söyledi:

Bu nepotik, ahbap çavuş ağlarının sardığı Külliye kurullarının bu sorunu çözmesi mümkün değil. Çünkü ruh gibi olan güven, Külliyeyi çoktan terk etmiştir. Bir daha da terk ettiği bedene geri dönmeyecektir. Bu yüzden çare, Meclisimizin vaziyete el koymasıdır. Zararların ve sorumluların kimse korunmadan tespit edileceğine, nepotizm ve nüfuz ticareti ağının ortaya çıkarılıp temizleneceğine, vurguncuların mal varlıklarından, vurdukları paranın derhal tahsil edilip mağdurlara ödeneceğine dair toplumda güveni ancak TBMM çatısı altında tüm partilerin katılımıyla bir Araştırma Komisyonunu kurarak ve işleterek sağlayabilirsiniz.

 

KORKUNUN ECELE FAYDASI YOK

Ancak dün muhalefet partilerinin verdiği araştırma önergelerinin, iktidar partisi tarafından Genel Kurul’da görüşülmesinin engellenmesi, bugün bir genel görüşmeyle bu işin geçiştirilmeye çalışılması, Külliyenin; bu skandalla ilgili gerçeklerin ortaya çıkmasından, buna bulaşanların listesinin Meclis tarafından öğrenilmesinden, çok korktuğunu göstermektedir. Ancak korkunun ecele faydası yoktur. Milletimiz günü, vakti, saati geldiğinde bu yolsuzlukların hesabını soracak bir yönetimi mutlaka iş başına getirecektir.

“PARAM FONDA BATTI” DİYE PARA ÖDEMİYORLAR, KRİZİN MALİYETİ KONTROLDEN ÇIKABİLİR

Türkiye’nin beklenen cari açığıyla, bir yıl içinde ödenecek dış borçlarının toplamı 300 milyar dolara dayandı. 12 aylık net doğrudan yatırımların 2000 yılından bu yana ilk kez negatife döndü. Fon Skandalı sonrasında, portföy yatırımları da daralacak. Krizin başladığı 16 Eylül 2026’dan bu yana, Merkez Bankası’nın net rezervleri 11,2 milyar dolar azalmış. Piyasa oyuncuları, “Param fonda battı” diyerek birbirlerine borçlarını ödemiyor. Çarşı pazarda yaprak kımıldamıyor. Bu krizin üretim ve işsizlik cinsinden maliyeti her an kontrolden çıkabilir.

KÖR GÖZE PARMAK MİSALİ HUKUK DEVLETİNİ BİTİRİYORSUNUZ

Yerli ve uluslararası yatırımcılar, güven verecek çapalar görmek istiyor. Ama siz skandalı Meclise taşımaktan korkuyorsunuz. Yetmez seçilmiş belediye başkanlarını, ölçüsüz ve dengesiz bir şekilde adli kontrolün yetersiz olduğunu ispatlamadan tutukluyorsunuz, görevden alıyorsunuz. Hukuk devletini bitiriyorsunuz. Kör göze parmak batırıyorsunuz. Daha büyük krizlere davetiye çıkarıyorsunuz.

BUGÜN KOMİSYONU KURMAZSAK YARIN BÜYÜK MALİYETLE KARŞI KARŞIYA KALIRIZ

Ülkeyi bugüne kadar yaşadığı en büyük ekonomik krizlerinden birinden çıkaran ekibin Hazine Müsteşarı olarak uyarıyorum: Bu işin “Sin külahın görülmesin” denerek geçiştirilebilecek, “Mış gibi” yaparak atlatılabilecek bir yanı yoktur. Bugün bu skandalı, TBMM’de bütün partilerin katılımıyla kurulacak bir Araştırma Komisyonu aracılığıyla çözmezsek, yarın çok daha büyük krizlerle çok daha büyük maliyetlerle karşılaşmak zorunda kalırız. Sn. AK Parti Grup Başkanvekilinin ifade ettiği gibi bunun siyasi sorumluluğu da partinizde kalır.

Yayınlanma Tarihi : 2026-10-8 20:47:29
Okunma Sayısı : 121
gdfdg